31 Aralık 2012 Pazartesi

Dilemma en fazla ölürsün*



  Dilemma, sana çocuk kal diyeceğim.. bilmiyorsun uçurtmaları da vuruyorlar.. ama büyüme, doğdun bir kere hiç değilse kadın olma! büyüsen, kadın olsan Dilemma, en fazla ölürsün*.. en fazla onlar yaşar ama sen en fazla ölenlerden olursun.. Aşkları vuruyorlar Dillemma, aşıkları da.. Aşkın vurgunluğu hissin yüceliğini anımsatmıyor artık, kıskançlık,kin, namus,reddedilme yüceliği.. Vurgun yemek hem karada hem denizde mümkün.. öyle cümleler kuruluyor ki Dilemma, nefesin kesiliyor, yüreğin, bağrın, kalbin ne koyduysan adını insan olan yanının, patlıyor.. gözünü kan bürüyor, sesin çıkmıyor..
  En fazla ölürsün Dilemma..
ölenlerle ölürsün, onlarla bıçaklanırsın, onlarla yersin tekmeleri, onlarla birlikte hasır altı edilir, onlarla birlikte susturulur, tehdit edilir, yaftalanırsın..
Sen bilemezsin Dilemma, kiminle arkadaş olacağını, kimi sevebileceğini, kime hayır denmeyeceğini, kime göz yumman gerekeceğini, kime susacağını, kime güleceğini, kime nefes alacağını.. onları da dinlemezsin oysa onlar en fazla yaşayanlar.. oyunlarına katılmazsın.. senin tek canın var, istoooop, yandın Dilemma..
sen yanmazsan, yakarlar.. bir namlu ucuna bakar canın, dokuz bıçak darbesine.. senden rızasız bedenini yoklayan eller, fermanını yazar..
gülmek istersin sen, şarkılar söylemek istersin, dünyada sevecek bir şey ararsın, yaşama gebe tomurcuklar açarsın.. bilemezsin.. darbelenmemişsen sıra sana gelmediği için, o an, herhangi bir zaman, o yerde bulunmadığın için, o insanı tanımadığın için yaşarsın.. canın tesadüflerin ucuna asılı.. kördüğüm kalırsın.. yaşamak böyle bir şey değil diye düşünürsün sen, işte onu düşünme..
buralarda ve oralarda yaşamak böyle bir şey..

bu kadarını sözledim ben, doğma diye, gelme diye, kadın olma diye..
Edebiyat dediğin nedir ki? kimin, kime duası, bedduası olacak töreye,tecavüze, tacize, cinayete lanet romanlar.. kimin tetik parmağını taş kılacak.. senin yüzüne sıçrarken kezzap, kimin kalemindeki mürekkep katillerin göğsüne dolacak?
yazsalar sana Dilemma, daha çok yazsalar.. adını değiştirseler, N.Ç olsan, Gülşah olsan,Hatice olsan,Amanat deseler sana, Pippa olsan sen gayretle doğar ve en fazla ölürsün*..




* TANIMSIZ

3 Aralık 2012 Pazartesi

Hayat biz yaman çelişkiyiz..

Hayat, sen misin?
buradan gözüme çok geç göründün, kaçımdayım demiştin? Kaç yılını ölü geçirdin? Ceset sayılmayacak kadar tazesin, kokuşup, kurtlanmışlığına çare ne senin?

taş yutan çocuklar gördüm "hayat işte" dediler,  canı bezginlerle, can çıkarıp huyuna katanları gördüm "hepsi hayatın içinde" dediler,yoruldum, bunaldım "hayattan vazgeçme" dediler, oturdum, komşunun tavuğunu geçip, gırtlağına kadar batmışlığına yordum kafamı "hayat kısacık" dediler, bir eğlenceler, düğün dernek, festivaller, yeni doğan bebeler, gün dönümleri, güneş batımları, bardakta tavşan kanı çay,ebe sobe çocuk oyunları, bayram nidaları, davul tokmakları, konserler, film açılışları, aşıklar, dilekler, çeşmeler, çaputlar, kuşlar böcekler, tekmili birden "hayat dolu dolu" dediler, boğaza nazırlıktan ziyade iki yakasını bir boğazda ilikleyenler "hayat güzel" dediler -hayatım sen benim güzel-elim misin ?- kör kurşunu yiyenler, felek denen çemberde elenenler, az konuşanlar, pek bilmezler, sesi çıkmayanlar, yakın arkadaşların kader, kısmet ile arası açık olanlar "ben hayatın taaaaa ... "dediler, "oku da hayatını kurtar" dediler..  çok okuyanlar dellenip, demlenip, dillenip "hayat boktan" dediler.. soracaklarım vardı ben de kalkıp sana geldim..
 Hayat, sen kimsin?
  Adi-l misin?
Hangisisin?

şimdi buradan pek de masum göründün.. hayat seni düşürüp, ilerlediğine kötü yol diyen kimler? hayat, anan baban ne iş yapar? bir de piç misin? biz bir yaşar'ı biliriz. yaşar oğlun mudur? Yaşar'ı neden kız doğurmadın, yoksa adını kulağına sen okumadın da, bi oğlan yaşasın diye mi okudu onlar.. Onlar kim hayat? Sende oğlan doğmak önemliydi, öyle ki "Hayati" konulabildi oğlanların adı. Durum bu denli vahimdi ancak oğlancıklar için de yer yer pek tekin değildin.
 Elalem senin kimin?

şimdi çok yakın göründün, sakil, sanki bu ka-la-balık senden değil.. Hayat, çekilir misin? Tutsam elinden ben nereye, sen oraya gelir misin? Yoksa sana gelen mi benim? An be an seni doğuran ben miyim? Acıktıkça memelerimi dişleyecek misin, sütüm yok benim, hiç olmadı, kanımı emecek misin? Açıkta kaldıkça ben üşüdüğüm sen değil misin? Özgesi, cümlesi senden değil de nedir? Neyden yapıldın sen, malzemen nedir? göremediğim havanın kimyasına, ilmine ulaşan ben, seni bilinmez, bulunmaz sanabilir miyim?
Çekilir misin zaman ile hesaplaşmamın arasından, bana bir suçlu gerek.. Bulup katletmeliyim.. bunu öğrendim ama kimden, senden değil.. senden değilse bu olanlar kimden? kin bileyen ben miyim, biz miyiz boğazlayan yaşamı,Yaşar'ı biz mi adlandırırız, ben mi çalıyorum sübyanların lokmalarını, deliren, devinen, dövünen, dövdüren biz miyiz? gülleri ben mi dererim, ben mi keserim kuzuyu sütken, sonra biz miyiz inci gibi yalan dizen, celallenen, hak dileyen, hak eden, Hakkı içimizden biri peki hak biz miyiz, cezaları biz mi yazarız, prangalar bizim dilimiz mi, ben miyim yol geçit vermeyen, kayalar yuvarlayıp gidene"dur" diyen, emzikleri çalan ben miyim, süt mü bozuk, ekşiyen biz miyiz, çiğ süte yüklerken insanoğlu muyuz tekmilimiz birden.. hayat sen ben misin, biz miyiz? bendim değil mi? onlardı? her söze iliştirilendin sen, sevince bendim, sayınca onlardı, açıyorsa bir gül, ektiğimden baktığımdan, solarsa küserse kurursa senden.. gidersem tırnaklarımla kazdığım içindi yoo yooo parmaklarımı koparan değildin sen, onlardı, bendim. ipleri salan da bendim körpe boğazlara dolayan da, başkası nasıldı, nasıl olurdu bilmeyendim ben, düşünmeyendik bizler.. sende kusur yoktu.. salyalı, köpürmüş ağızlarımızla adını bile biz koyduk, tepinelim diye içinde.. gıkını çıkarsan boğuverirdik seni o anda, orada..

 d-üzüldün d-üzüldün yine de sen herkese bakir, kadir misin? olabilir misin? Lütfen..